28
Mar

OTURMA ODANIZDA NATÜRALİST YAKLAŞIMLAR

Dünyamız geçtiğimiz son yirmi yılda tamamen çehresini değiştirdi. Özellikle bu son yirmi yılın ikinci yarısında gündelik hayatımız iyiden iyiye bir distopyanın neredeyse tüm özelliklerini taşır bir hal aldı. Her birimiz tüm gün işyerinde bize ayrılmış kare bölmelerde, bilgisayar başında, inanılmaz bir hızda ve sonu gelmez bir telaşla çalışıyor, mesai bittiğinde toplu taşımaya doluşup yorgun argın evimize dönüyoruz. Yaşadığımız hayatı artık çam kokuları ve kuş sesleri süslemiyor. Her şeyin üzerine kesif bir sentetik koku, ürkütücü bir metalik ton çökmüş durumda.

Doğaya ve Doğala Özlem

Bu gidişatın insan ruhu üzerindeki yıkıcı etkilerine girmeye kalkacak olursak, asıl konumuza gelmemiz mümkün olmaz. Fakat şu kadarını da ifade etmeden geçersek son dönemde dekorasyonda ortaya çıkan natüralist yaklaşımların kaynağını ıskalamış oluruz. Etrafımızı sarmalayan beton yapılar, gittikçe azalan yeşil alanlar, tıkanıp kalmış yollar, şehrin tüm tozu, pisliği, yükselen egzoz dumanları doğayla olan bağımızı tamamen koparıp attı. Algıladığımız çevrede gözlemlediğimiz doğaya aykırı sentetik yaşam, doğanın ve doğal olanın bizzat evlerimizde filizlenmesiyle sonuçlandı. Etrafımızda yeşili, canlılığı, hayatı, doğayı ve doğalı hızla kaybettiğimizi fark edince, bilincimiz bir varoluş tepkisi verdi ve natüralist dekorasyon doğdu.

Evlerimizdeki Doğa

Gündelik hayat bizi alabildiğine boğarken, evlerimizden cansız ve yalnızca hareketsiz bir objeden ibaret o sıkıcı eşyaları bir bir dışarı taşıyıp yerine yaşayan eşyalar koymaya başladık. Tasarımcılar insan ruhundaki bu haykırışı çok iyi gördü ve tasarım da iç görüsünü doğadan devşirmeye başladı. Abartıdan uzak, yormayan tasarımlar bu iç görünün bir yansıması. Cam kullanımının artması, cilalı özenle boyanmış ahşap ürünlerin yerini ham ahşabın alması, çiçek ve bitki türlerinin kullanıldığı yaşayan dekorasyon öğeleri, mermer ve seramiğin daha çok tercih edilmesi işte hep bu insan ruhundaki haykırışa verilmiş net ve keskin bir cevap.

İçimize Dolan Işık

Şehirlerin en belirgin özelliği, yüksek binalar nedeniyle karanlık olmalarıdır. Biz de bu yüksek binaların birinde, adeta bir hücreye kapatılmış gibi yaşıyoruz. Yükselen natüralist trend ise bize içimize yeniden ışığı alma imkanını veriyor. Abartısız eşyalar, doğadan esinlenilen figürler, doğal hammaddelerle tasarlanan şık dekoratif ürünler evimize kattığı sade bir şıklık atmosferinin yanında daha geniş yaşam alanları sunarak, içimizi de aydınlatıyor.